Alerjik Rinit

baharla_gelen_alerjik_rinit_konferansi_sinopta_h2519Rinit tanım olarak burun mukozasının akut veya kronik iltihabıdır. Bu konuda inceleyeceğimiz alerjik rinit alerjenlere temas sonucunda burun mukozasında oluşan reaksiyonların bütününü içermektedir. Bu reaksiyonlar, mevsimsel veya yıl boyunca süren (pereniyal) şekilde ortaya çıkabilir. Son yıllarda spesifik alerjenlere bağlı olmadan ortaya çıkan ve non-alerjik rinit olarak tariflenen tablo sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Çocukluk çağında sıklığı artmaktadır ve toplumun %5-15’lik kısmında görülebilmektedir. En sık alerjenler polen, ev tozu, akarlar şeklinde sıralanmaktadır. Oluşuşum mekanizması; immunglobulinler ve mast hücrelerinden salgılanan mediatörlere bağlı reaksiyonlara bağlı oluşmaktadır.

En sık şikayetler;  burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, kaşıntı şeklinde sıralanmaktadır.

Alerjik rinit tanısı; hastalardan alınan hikaye, muayene ve laboratuar testlerine göre konulabilmektedir. Hastalığın öyküsü tipiktir ve tanı koymaya yardımcı en önemli faktördür.

Muayenede iri soluk ve ödemli burun etleri sıklıkla saptanmaktadır. Hastalığın evresine göre burun akıntısı saptanır.

Laboratuvar teslerinde en sık deri tesi (prick testi) yapılmaktadır. Spesifik alerjenler vücudun kılsız bölgesine cilt altına uygulanarak oluşan reaksiyon değerlendirilir ve buna bağlı spesifik alerjenler saptanabilmektedir. Kan tahlillerinde Ig E çalışıkmaktadır.

Tedavi; alerjenlerden korunma en başlıca yöntemdir. Basit ve etkilidir. Saptanabilen spesifik alerjenlerden korunma en önemli aşamadır. İkinci aşama tıbbi tedavidir. Çeşitli sprey ve ilaç tedavileri uygulanabilmektedir. Bir sonra ki aşama immünoterapi adını verdiğimiz aşı tedavisidir. Dil altı veya cilt altından uygulanabilmektedir. Uygun hastaların saptanması gerekmektedir. Cerrahi tedaviler eşlik eden sinüs ve burun patolojilerinde uygulanmaktadır. Son yıllarda uygulanan fototerapi tekniğinin uygulanım sıklığı artmaktadır.

Doç. Dr. Şenol CİVELEK